KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ’NİN TANINMASI VE FIRSATLAR

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, 20 Eylül 2022 tarihinde yapılan Birleşmiş Milletler Genel Kurul toplantısına katılarak “Uluslararası toplumu, KKTC’yi bir an önce resmen tanımaya davet ediyoruz” sözleriyle önemli bir çıkış yapmıştır. Emperyalizmin ‘’Rusya-Ukrayna krizi, Ermenistan-Azerbaycan krizi, Türkiye-Yunanistan krizi’’ gibi sıcak temaslarını artırdığı dolayısıyla saflaşmaların hızlandığı bir dönemde BM kürsüsünden yapılan bu çıkış sıradan bir olgu değildir. Türkiye’nin ilerde uygulayacağı politikaların başlangıcı bile sayılabilir.

Pandemi sırasında ağırlaşan ekonomik darboğaza Rusya-Ukrayna savaşının yarattığı enerji krizi de eklenmiştir.  Bu durum yakın gelecekte küresel çapta büyük etkiler yaratacak gibi gözükmektedir. Türkiye’nin KKTC’nin resmen tanınması için atacağı adımlar hem ülkemize yönelen tehditlerin göğüslenmesi hem de yükselen ekonomik krize karşı önlem oluşturma açısından yaşamsal önemdedir.

Peki KKTC’nin tanınmasının Türkiye’ye etkileri nasıl olacaktır? KKTC’nin tanıtılması duygusal ve kaba bir milliyetçilik meselesi midir yoksa Türkiye’ye katkıları olacak mıdır? Yazıda KKTC’nin tanınma olgusunun Türkiye’nin güvenliğine ve ekonomik olası katkılarına değinilecektir

1- Ulusal Güvenlik

Doğu Akdeniz tarih boyunca jeopolitik ve jeostratejik öneme sahip olmuştur.

Bugün de bu özelliğini korumaktadır. Akdeniz, Dünya deniz ticaretinin ana hatlarından biridir. Bu özelliğiyle uluslararası ticaret ve taşımacılıkta büyük önemdedir. Ayrıca Türkiye’nin olası tehditlerde sahil güvenliğini sağlaması gereken ilk yerdir. Emperyalist tehditlerin yoğunlaştığı bölge olması boşuna değildir. Doğu Akdeniz’in kalbinde bulunan Kıbrıs adası da bu anlamda çok büyük jeopolitik öneme sahiptir.

KKTC’nin tanınması ve Türkiye’nin garantörlüğü, Doğu Akdeniz’den yöneltilen tehditlere karşı durulması açısından çok önemlidir.  ABD ve Yunanistan’ın Türkiye’ye olan saldırganlığı son zamanlarda artmıştır. Türk ticaret gemisine ateş açılması ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimine uygulanan silah ambargosunun kaldırılması durumun ilerde farklı boyutlara evrilmesi olasılığını akla getirmektedir.

ABD’nin yakın geçmişte GKRY – Yunanistan ve İsrail’le birlikte yaptığı askeri tatbikatların da belleğimizde durması gerekmektedir. Mavi Vatan’da emperyalizmin Türkiye’ye saldırılarının artması olası olduğuna göre KKTC’nin tanınması, Türkiye’nin elini güçlendirecek stratejik bir olgudur.

KKTC elbette Batı ülkelerince değil, Amerika’nın hedefinde olan ülkeler tarafından tanınacaktır. Rusya, Suriye, İran, Pakistan, Venezuela, Azerbaycan ve diğer Türk Devletleri tanımaya hazır gözükmektedir. Kısacası bu durum komşularla işbirliğini geliştirmek ve Türkiye’nin Mavi Vatan’da ittifaklar oluşturması açısından da önemlidir.

2- Dost ülkelerle ekonomik işbirliği

KKTC’nin tanınması için yürütülecek tüm eylemler, NATO’ya ve ABD’ye karşı keskin bir tavır alarak yürütülebilir. Dolayısıyla güvenlik yönünden olduğu gibi ekonomik olarak da   komşularla işbirliği fırsatları doğar.

Dolar egemenliğinin giderek kırılması, ülkeler arası para aktarım anlaşmalarının (SWAP) sürekli gündeme gelmesi önemlidir.  Türkiye’nin üretim devrimi süreci enerji, hammaddeler, kimyasal gübreler, tarım ilaçları, yağlı tohumların tedariki gibi konularda komşularla ekonomik ilişkilerin artırılmasını gerektirmektedir. Yaş meyve sebzeler, makarna ve un mamulleri, hafif sanayi ürünleri dış satımı ve turizm açısından önemli bir piyasa vardır. Türkiye imar/inşaat faaliyetleri lojistik yönünden komşu ülkelere büyük katkı yapabilir.

Bunun yanı sıra KKTC’nin tanınması, komşu ülkelerle Akdeniz’de ticaret güvenliği açısından da değerlendirilmelidir. ABD’nin yoğun denetimi altında olan bir yerde komşularla güvenli bir ticaret sağlanamaz. Korsanlık faaliyetleri, kundaklama, yol kesme vs. gibi olası saldırılar hatta savaş tehlikesi her zaman gündemde olur. KKTC’nin tanınmasıyla komşulara güven veren, büyük ve güvenli bir liman; ticari anlamda Türkiye’nin de elinde güçlü bir koz olacaktır.

3- Enerji krizine karşı önlem

Ukrayna-Rusya krizi AB’yi ve pek çok ülkeyi zor duruma düşürmüştür. Rusya’ya yaptırım uygulamaya kalkan Batı, aslında kendisine büyük bir yaptırım uygulamıştır. Rusya’dan enerji tedarikine kısıtlama getirilmesi Batı’yı zor duruma sokmuştur. Dolayısıyla dünyada pandemiyle başlayan enerji krizi giderek derinleşmektedir. Artan ve dengesizleşen fiyatlar, petrolde dolara olan bağımlılık Türkiye’yi de kendi kaynaklarına yöneltmektedir. Zengin hidrokarbon yatakları bulunan Doğu Akdeniz’in önemi giderek artmaktadır.

Türkiye’nin attığı diplomatik adımları, NAVTEX ilanları, sondaj faaliyetleri ve askeri tatbikatları ile Mavi Vatan’da yürüttüğü mücadele, yükselen enerji krizinde anahtar rolündedir. Bu açıdan Kıbrıs Adası, Türkiye ve komşuları için stratejik öneme sahiptir.

Sonuç: KKTC’nin özellikle ve öncelikle dost devletler tarafından tanınması deniz taşımacılığı, diğer deniz zenginlikleri ve turizm açısından önümüzü açacaktır. Konu ekonomi ve milli güvenlik noktasında stratejik önemde olup, Türkiye’nin bu alanda atacağı adımlar Vatan Savaşının seyrini belirleyecektir.

Hakkında Serkan Çetinkaya

1995 yılında Kayseri’de dünyaya geldi. İlk ve orta öğretimini Beyazşehir İMKB ilkokulunda tamamladı. Lise öğretimini ise Kayseri Melikgazi Mustafa Eminoğlu Anadolu Lisesi’nde tamamladı. Halen Dokuz Eylül Üniversitesi İktisat bölümünde lisans öğrencisidir.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

MANDACILARIN AĞZINDAKİ BAKLA

Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçen hafta içinde 2023 yılında uygulanacak olan net asgari ücreti …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir